TBMM gündemine taşınan yeni kanun teklifi, 25 yaş ve üzerindeki eski araçlarını hurdaya ayıran vatandaşlara sıfır otomobil alımında devasa ÖTV muafiyeti getiriyor. Çevreyi korumayı ve yerli otomotiv sanayisini canlandırmayı hedefleyen bu yasa tasarısı, milyonlarca araç sahibine güvenli ve yeni bir otomobile geçiş kapısı aralıyor.
Türkiye’de milyonlarca sürücünün büyük bir merakla beklediği 2026 hurda araç teşviki, Meclis koridorlarında yeniden hareketlilik yaratıyor. Hazırlanan yeni kanun teklifine göre, 25 yaş ve üzerindeki ekonomik ömrünü doldurmuş taşıtlarını resmi geri dönüşüm merkezlerine teslim eden vatandaşlar, sıfır kilometre bir araç satın alırken Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ödemiyor. Düzenleme, hem trafikteki riskli araç sayısını azaltmayı hem de yerli üretimi desteklemeyi amaçlıyor. Taslak halindeki bu yasanın TBMM komisyonlarından geçerek resmiyet kazanması, otomotiv sektöründe adeta bir devrim yaratmaya hazırlanıyor.
Eski ve yıpranmış araçların trafikten çekilmesi için kurgulanan bu yeni sistem, vatandaşa doğrudan finansal bir destek sunuyor. Taslağa göre, 25 yaşını doldurmuş otomobilini yetkili hurda merkezlerine teslim edip trafikten kalıcı olarak sildiren kişiler, devletten bir teşvik belgesi alıyor. Bu belge, bayiye gidildiğinde sıfır kilometre bir aracın ÖTV’siz veya çok yüksek indirim oranlarıyla satın alınmasını sağlıyor.
Araç sahipleri bu sayede, sanayi köşelerinde sürekli masraf çıkaran, yakıt tüketimi yüksek ve güvenlik donanımları zayıf otomobillerinden kurtulma şansı yakalıyor. Teşvik sistemi, vatandaşın üzerindeki vergi yükünü sıfırlayarak, modern teknolojiye sahip yepyeni bir araca binmeyi hayal olmaktan çıkarıyor. Bütçesi kısıtlı aileler, bu indirim sayesinde sıfır araç pazarına çok daha rahat bir giriş yapıyor.
Meclis’e sunulan kanun teklifi, sadece eski araçların hurdaya ayrılmasını değil, aynı zamanda Türkiye’deki otomotiv sanayisinin büyümesini de merkezine alıyor. Yasa kapsamında vatandaşlara sunulan ÖTV muafiyeti, sadece Türkiye’de üretilen ve belirli bir yerlilik oranını (en az yüzde 40) karşılayan sıfır araçlar için geçerli sayılıyor. İthal araçlar bu teşvikin kapsamı dışında bırakılıyor.
Uygulamanın devreye girmesiyle birlikte yerli gururumuz Togg T10X başta olmak üzere, Bursa ve Sakarya gibi şehirlerdeki fabrikalarda üretilen Fiat Egea, Renault Clio, Toyota Corolla gibi sevilen modellerin satışlarında büyük bir patlama bekleniyor. Hem devletin vergi teşviki doğru adrese gidiyor hem de fabrikalardaki üretim bantları hızlanarak binlerce kişiye yeni istihdam alanları açılıyor.
Devletin sunduğu bu devasa vergi avantajından faydalanmak isteyen araç sahiplerinin belirli yasal prosedürleri eksiksiz bir şekilde yerine getirmesi gerekiyor. Kurallar dizisinin en başında, hurdaya verilecek taşıtın başvuru yapan kişinin kendi adına kayıtlı olması şartı yer alıyor. Hacizli, rehinli veya vergi borcu bulunan araçlar, bu borçlar tamamen temizlenmeden hurda teşviki sistemine kesinlikle dahil edilmiyor.
Vatandaş, tüm borçlarını kapattıktan sonra aracını Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş lisanslı geri dönüşüm tesislerine teslim ediyor. Buradan alınan “Hurdaya Ayrılmıştır” resmi belgesi ve noter onaylı trafikten çekme evrakları ile doğrudan otomobil bayisinin yolu tutuluyor. Tüm süreç dijital sistemler üzerinden anlık olarak kontrol ediliyor.
Yaş Sınırı: En az 25 yaş ve üzerindeki binek veya hafif ticari araçlar.
Sağlanan Avantaj: Sıfır araç alımında Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) muafiyeti veya ciddi indirim.
Kapsamdaki Araçlar: Sadece Türkiye’de üretilen, en az %40 yerlilik oranına sahip sıfır kilometre modeller.
Gerekli İşlem: Aracın lisanslı tesislere teslimi ve trafikten kalıcı olarak silinmesi.
Mevcut Durum: Taslak TBMM’de görüşülmeyi bekliyor, henüz Resmî Gazete’de yayımlanmadı.
Otomotiv sektörü temsilcileri ve ekonomi uzmanları, hurda teşviki haberlerinin piyasada yarattığı büyük beklentiye karşı vatandaşları sağduyulu olmaya çağırıyor. Uzmanlar, söz konusu düzenlemenin şu an için sadece bir “kanun teklifi” aşamasında durduğunun altını çiziyor. Yani ortada henüz TBMM Genel Kurulu’nda oylanmış, Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmış ve Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş resmi bir yasa bulunmuyor.